İsviçre’nin Ticino kantonunda sınır kaçakçılığı, 19. yüzyılın sonlarından 1970’li yıllara kadar bölge yaşamını şekillendiren önemli bir ekonomik ve toplumsal olgu oldu. Yeni yayımlanan bir çalışma, bu dönemin sosyal tarihini ayrıntılarıyla ele alıyor.
İsviçre’nin İtalya sınırındaki Ticino kantonunda, yıllar boyunca süren sigara, şeker ve kahve kaçakçılığı yalnızca yasadışı bir faaliyet değil, aynı zamanda sınır bölgelerinde gündelik hayatın parçası olarak görüldü. “Spalloni” olarak adlandırılan sınır kaçakçıları, zamanla efsaneleşti ve yerel halk arasında saygın bir konuma ulaştı.
Yeni yayımlanan ve ücretsiz olarak erişilebilen “Spalloni e bricolle” adlı kitap, 1861 ile 1939 yılları arasında sınır kaçakçılığının sosyal tarihini inceliyor. Çalışmada, kaçakçıların yalnızca ekonomik kazanç için değil, merkezi otoriteye karşı bir duruşun sembolü olarak da görüldüğü aktarılıyor.
Kitaba göre, geleneksel sınır kaçakçılığı özellikle dağlık bölgelerde yaşayan yoksul topluluklar için bir geçim kaynağıydı. Kaçakçılar, “bricolla” adı verilen özel yük taşıma araçlarıyla ve iz bırakmayan özel ayakkabılarla geceleri sınırı geçiyordu. Sert hava koşulları, uzun yürüyüşler ve güvenlik güçleriyle karşılaşma riski, bu faaliyeti son derece tehlikeli hale getiriyordu.
Kaçakçılığın yalnızca erkeklere özgü olmadığı, özellikle 1929 ekonomik krizinden sonra kadınların ve genç kızların da bu faaliyetlerde yer aldığı belirtiliyor. Kadınların, hem malların taşınmasında hem de sınırdaki güvenlik hareketlerini izleyip bilgi aktarmada önemli roller üstlendiği ifade ediliyor.
Çalışmada, 1960’lı yıllarda İtalya’da yabancı sigaralara uygulanan yüksek vergilerin kaçakçılığı daha da cazip hale getirdiği vurgulanıyor. Örneğin 1967 yılında sigaralardaki vergi yükünün satış fiyatının yüzde 80’inden fazla olduğu aktarılıyor. Bu durum, sigara ve şeker gibi ürünleri sınır kaçakçılığının başlıca kalemleri haline getirdi.
Kaçakçılığın Ticino ekonomisine dolaylı katkıları da kitapta yer alıyor. Sınır köylerindeki küçük dükkânlar ve lokantalar, kaçakçılar sayesinde önemli gelir elde etti. Bazı köylerde güvenlik güçleri ile kaçakçıların aynı lokantalarda bulunması, sınır yaşamının ne kadar iç içe geçtiğini gösteren örnekler arasında yer aldı.
1970’li yılların ortalarına gelindiğinde ise İsviçre frangının güçlenmesiyle kaçakçılığın kârlılığı azaldı ve geleneksel sınır kaçakçılığı büyük ölçüde sona erdi. Günümüzde ise kaçakçılığın niteliğinin değiştiği, silah, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı gibi daha ağır suçlara dönüştüğü belirtiliyor. Bu dönüşümle birlikte, geçmişte romantize edilen “spalloni” figürünün toplumsal karşılığını tamamen yitirdiği ifade ediliyor.
