İSVİÇRE– İsviçre’de yıl başından bu yana 360 lüks araç hırsızlığı veya girişimi kaydedildi. Olayların arkasında gençleri kullanan uluslararası suç ağları bulunuyor.
İsviçre Federal Polisi (Fedpol), İsviçre genelinde lüks araç hırsızlıklarında ciddi bir artış yaşandığını duyurdu. 2026 yılının başından bu yana ülke genelinde yaklaşık 360 hırsızlık ya da hırsızlık girişimi kaydedildi. Bu rakam, neredeyse her gün bir olay yaşandığını ortaya koyuyor.
Yetkililere göre bu suçların arkasında uluslararası organize suç ağları bulunuyor. Bu yapılar, özellikle sosyal medya platformları üzerinden gençleri hedef alarak onları suçta kullanıyor. Çoğunlukla Fransız uyruklu olduğu belirtilen ve bazı durumlarda reşit olmayan bu gençler, kolay para vaadiyle hırsızlık eylemlerine yönlendiriliyor. Ancak bu kişiler çoğu zaman yeterli deneyime sahip olmadan suçlara dahil oluyor ve hem fail hem de istismar edilen konumuna düşüyor.
Fedpol tarafından paylaşılan güvenlik görüntüleri, bu eylemlerin nasıl gerçekleştirildiğini gözler önüne seriyor. Zürih yakınlarındaki bir olayda iki genç, bir oto serviste anahtar kasasını zorla açmaya çalıştı, hatta bir yangın söndürücüyle kasaya vurdu. Girişim başarısız olurken, şüpheliler kısa süre içinde yakalandı ve 14 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Çalınan araçların büyük bölümünü yüksek değerli modeller oluşturuyor. Özellikle BMW, Ferrari ve Lamborghini gibi markalar hedef alınırken, bu araçların daha sonra ülke dışına çıkarıldığı ve Nijerya ile Gana gibi ülkelere gönderildiği bildiriliyor. Soruşturmalarda en büyük zorluklardan biri ise suç ağlarının yapısı. Hırsızlık eylemini gerçekleştiren kişiler, organizasyonu yönetenleri tanımıyor. Talimatlar genellikle Snapchat gibi mesajlaşma uygulamaları üzerinden iletiliyor.
Yetkililer, her ne kadar olaylar basit gibi görünse de girişimlerin yalnızca yaklaşık yüzde 50’sinin başarıyla sonuçlandığını belirtiyor. Gençlerin çoğu amatörce hareket ediyor ve yakalandıklarında tehlikeli kaçışlara başvurabiliyor. Özellikle Vaud kantonunda yaşanan bazı olaylarda, saatte 200 kilometreye varan hızlarla gerçekleştirilen polis kovalamacalarının kazalara yol açtığı aktarıldı.
Artan vakalar üzerine yetkililer, nisan ayı başında ulusal ve uluslararası iş birliğini güçlendirmek amacıyla özel bir görev gücü oluşturdu. Bu kapsamda özellikle Fransa polisiyle yakın koordinasyon sağlanıyor. Çünkü şüphelilerin önemli bir kısmının Lyon çevresinden geldiği ifade ediliyor.
Sahada ise kanton polisleri önleyici tedbirlere ağırlık veriyor. Oto galerileri ve servisler için güvenlik önerileri yayımlanırken, anahtarların güvenli kasalarda saklanması gibi önlemler teşvik ediliyor. Ancak sektör temsilcileri, alınan tedbirlerin her zaman yeterli olmadığını belirtiyor. Bazı uzmanlara göre bu tür suçlar, gençler arasında adeta bir “meydan okuma” haline gelmiş durumda.
Yetkililer, bu suç modelinin uluslararası düzeyde “hizmet olarak suç” şeklinde tanımlandığını belirtiyor. Bu yapıda organizatörler arka planda kalırken, sahadaki eylemler kolayca değiştirilebilen gençler üzerinden yürütülüyor. Araç başına 800 ila 5 bin euro arasında değişen ödemeler teklif edildiği ifade ediliyor.
Yetkililer, geçmişte bankamatiklere yönelik patlama olaylarında olduğu gibi bu dalganın da kontrol altına alınabileceğini belirtiyor. Bunun için uluslararası iş birliğinin artırılması ve önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
