Sarıgül soruşturmasında İsviçre’ye para transferi iddiası

İSTANBUL – Türkiye’de yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada, İsviçre bağlantılı para transferleri gündeme geldi. Soruşturma kapsamında tutuklanan Cihan Tunç’un 28 Ekim’de verdiği ek ifadede, Mustafa ve Emir Sarıgül ile bağlantılı olduğunu öne sürdüğü bazı para hareketlerini anlattığı bildirildi.

31 Ekim’de Türk basınında yayımlanan haberlere göre Tunç, taraflar arasında gerçekte bulunmayan alacak ve borç ilişkileri oluşturularak İsviçre’ye para gönderildiğini ileri sürdü. Ayrıca bazı nakit paraların altın ve pırlantaya dönüştürülerek özel jetlerle yurt dışına çıkarıldığını iddia etti.

Cihan Tunç kimdir?

Cihan Tunç, Emir Sarıgül’ün yaklaşık 25 yıllık arkadaşı olduğu belirtilen ve Sarıgül ailesine yakınlığı nedeniyle soruşturmada dikkat çeken isimlerden biri. Tunç, soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra verdiği ek ifadede, aileyle geçmişteki ilişkileri ve bazı ticari işlemler hakkında bilgi sahibi olduğunu öne sürdü.

Tunç’un mesleği ve ticari faaliyetlerinin tamamı hakkında kamuya açık, doğrulanmış bilgiler sınırlı. Türk basınında kendisi için “Sarıgül ailesinin kara kutusu” ifadesi kullanılıyor. Ancak bu tanımlama gazetecilikte kullanılan bir niteleme; Tunç’un anlattığı her bilginin doğrulandığı anlamına gelmiyor.

İsviçre’ye para nasıl gönderildiği öne sürülüyor?

Tunç’un ifadesine göre Mustafa ve Emir Sarıgül, İlhami Kaymak ile görüşmelerinde İsviçre’deki bir faktoring şirketi üzerinden bazı işlemleri takip ediyordu.

Tunç, Emir Sarıgül ile yaptığı telefon görüşmelerinden, tarafların göstermelik senetlerle gerçekte bulunmayan bir alacak-verecek ilişkisi oluşturduklarını ve bu yolla İsviçre’ye para gönderdiklerini düşündüğünü belirtti.

Tunç’un ifadesinde, Mustafa ve Emir Sarıgül’ün söz konusu şirkete elden para yatırarak yurt dışına para çıkardıkları yönünde bir iddia da yer aldı.

Ancak Tunç, İsviçre’de bulunduğu belirtilen faktoring şirketinin adını ve sahibini bilmediğini söyledi. Bu nedenle şirketin kimliği, transferlerin miktarı, tarihleri ve alıcıları konusunda henüz kamuoyuna açıklanmış kesin bilgiler bulunmuyor.

Altın ve pırlantaların özel jetle taşındığı iddiası

Tunç, Emir Sarıgül’ün Fatoş Altınbaş ile evli olduğu dönemde bazı yurt dışı seyahatleri gerçekleştirdiğini anlattı. Bu seyahatlerde Kapalıçarşı’dan alınan altın ve pırlantaların özel jetlerle yurt dışına çıkarıldığını öne sürdü.

İfadesinde, Burak Kaya’ya ait olduğunu belirttiği özel bir jetle yapılan seyahatlerden söz eden Tunç, havalimanında Erol isimli bir kişiyle anlaşma yapılarak yolcuların aranmasının önüne geçildiğini de iddia etti.

Bu anlatımlar, Tunç’un beyanlarına dayanıyor. Değerli eşyaların hangi ülkelere götürüldüğü, İsviçre’ye ulaştırılıp ulaştırılmadığı ve iddia edilen işlemlerin nasıl gerçekleştirildiği konusunda kamuoyuna açıklanmış, bağımsız olarak doğrulanmış ayrıntılı kayıt bulunmuyor.

Şişli Belediyesi dönemine ilişkin iddialar

Tunç’un ek ifadesinde, Mustafa Sarıgül’ün Şişli Belediye Başkanlığı yaptığı döneme ilişkin iddialar da yer aldı.

Tunç, Emir Sarıgül’e belediye binasının altıncı katında özel bir oda tahsis edildiğini ve burada inşaat sahipleriyle görüşmeler yapıldığını öne sürdü.

Ayrıca belediyenin bilgi işlem biriminde görev yaptığı belirtilen Davut Kaymak’ın, vatandaşların ödediği vergilere ilişkin bazı tarihleri değiştirdiğini ve bazı kayıtları sildiğini belediye içerisinden duyduğunu söyledi.

Tunç, bu işlemlerin geçmişteki bazı imar faaliyetleriyle bağlantılı olabileceğini düşündüğünü ifade etti. Ancak kayıtların değiştirildiğine ilişkin iddiaların ayrıntılarını bilmediğini de belirtti.

Bu nedenle söz konusu anlatımlar, doğrulanmış usulsüzlükler olarak değil, soruşturma kapsamında incelenmesi gereken iddialar olarak değerlendirilmelidir.

Tekne sigortası için yapılan ödemeler

Tunç, ifadesinde bir teknenin sigorta ödemeleriyle ilgili para hareketlerini de anlattı.

Kendi kredi kartıyla teknenin sigortası için ödeme yaptığını belirten Tunç, daha sonra Orhan Yıldırım isimli kişinin hesabından kendisine iki ayrı transfer yapıldığını öne sürdü. Tunç’un beyanına göre ilk transfer 400 bin lira, ikinci transfer ise 1 milyon 600 bin liraydı. Böylece hesabına toplam 2 milyon lira gönderildiğini söyledi.

Tunç, paranın bir bölümünü CHP için hazırlandığını belirttiği promosyon kalemlerinin ödemesinde kullanılmak üzere ilgili şirkete gönderdiğini, kalan kısmını ise tekne çalışanlarının maaşlarını ödediğini söylediği Mert Mavi’ye aktardığını anlattı.

Bu para hareketlerinin amacı ve hukuki niteliği konusunda kesinleşmiş bir yargı değerlendirmesi kamuoyuna açıklanmış değil.

Soruşturma nasıl başladı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın, iki Alman vatandaşının şikâyeti üzerine başlatıldığı bildirildi. Soruşturma, yurt içinde ve dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklandığı iddialarını kapsıyor.

Şikâyetlerde 80 milyon avroluk sözleşme, 100 milyon avroluk havale, 1 milyar avroluk fonun kamu gücü ve nüfuz kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiği iddiası ve 1,5 milyon avro değerinde tekne satışı gibi konular yer aldı.

Bunlar şikâyetlerde dile getirilen iddialar. Söz konusu tutarların tamamının suç gelirinden oluştuğu veya iddia edilen işlemlerin tümünün gerçekleştirildiği anlamına gelmiyor.

Türk basınında soruşturma kapsamında Emir ve Ömer Sarıgül, Aylin Kotil ve Cihan Tunç’un da aralarında bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında tutuklama kararları verildiği bildirildi. Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ise milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle ayrı bir hukuki süreç kapsamında değerlendirileceği aktarıldı.

İsviçre bağlantısı henüz netleşmiş değil

Soruşturmanın İsviçre boyutunun açıklığa kavuşması için iddia edilen faktoring şirketinin kimliğinin belirlenmesi, şirket ve banka kayıtlarının incelenmesi ve varsa para transferlerinin belgelerle doğrulanması gerekiyor.

Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan İsviçre bağlantısı ağırlıklı olarak Cihan Tunç’un ifadesine dayanıyor. İsviçre’de suç işlendiğini veya adı geçen kişilerin kara para aklama suçunu işlediğini kesin biçimde ortaya koyan, kamuya açıklanmış bir mahkeme kararı bulunmuyor.

Mustafa Sarıgül de 28 Ekim’de yaptığı açıklamada kendisi ve ailesi hakkındaki suçlamaları reddetti. Soruşturma devam ederken iddiaların doğruluğu, elde edilecek belgeler ve adli değerlendirmeler sonucunda netleşecek.

Güncel haberler