Foto: FRANK MENTHA
CENEVRE – İzmir kökenli bir göçmen ailenin çocuğu olan Dilara Bayrak, 28 yaşında Cenevre Büyük Konseyi Başkanlığına seçildi. Zorlu bir çocukluk döneminin ardından avukat olan ve Yeşiller Partisi saflarında siyasete atılan Bayrak, bugün İsviçre’nin en önemli kantonlarından birinin parlamentosuna başkanlık ediyor.
İsviçre’nin Cenevre kantonunda önemli bir siyasi göreve Türkiye kökenli genç bir isim getirildi. Yeşiller Partisi milletvekili Dilara Bayrak, mayıs ayında yapılan oylamayla Cenevre Büyük Konseyi’nin başkanlığına seçildi.
Henüz 28 yaşında olan Bayrak, göçmen kökenli bir aileden gelmesi, genç yaşı ve siyasi yükselişiyle İsviçre kamuoyunda dikkat çeken isimler arasında yer alıyor.
Cenevre’nin Meyrin kentinde dünyaya gelen Bayrak’ın ailesi Türkiye’nin İzmir kentinden İsviçre’ye göç etti. Çocukluk yılları ise kolay geçmedi. Aile içinde yaşanan sorunlar nedeniyle annesi ve kız kardeşiyle birlikte evlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Bir dönem acil barınma merkezinde yaşayan Bayrak, daha sonra eğitim hayatına devam ederek hukuk alanında kariyer yaptı.
Bugün avukat olarak çalışan Bayrak, Cenevre Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Beş dil konuşabilen genç siyasetçi, eğitim ve meslek yaşamı boyunca göçmen ailelerin karşılaştığı zorlukları yakından deneyimlediğini birçok kez dile getirdi.
Siyasete 18 yaşında girdi
Dilara Bayrak siyasete genç yaşta adım attı. 18 yaşında Yeşiller Partisi’ne katılan Bayrak, çevre politikaları, sosyal adalet, kadın hakları ve fırsat eşitliği konularındaki çalışmalarıyla tanındı.
Bir röportajında, gençlik yıllarında Liberal Radikal Parti’yi de değerlendirdiğini ancak hayatının zor dönemlerinde devlet bursları ve sosyal desteklerden yararlanmasının siyasi tercihinde etkili olduğunu anlattı. Bu nedenle sosyal devlet anlayışını savunan Yeşiller Partisi’nde siyaset yapmaya karar verdiğini ifade etti.
Bayrak, iklim krizinin kendi kuşağının en önemli sorunlarından biri olduğunu savunuyor. Çevre politikalarının yanı sıra sosyal eşitlik, göçmenlerin topluma katılımı ve bireysel özgürlükler konularında da aktif çalışmalar yürütüyor.
“Parlamentonun alışılmış profiline benzemiyorum”
Başkan seçildikten sonra yaptığı konuşma da İsviçre basınında geniş yer buldu.
Dilara Bayrak, kendisinin parlamentonun geleneksel profilini temsil etmediğini belirterek, sol görüşlü, kadın, göçmen kökenli, genç ve Meyrinli bir siyasetçi olduğunu söyledi. Bu özelliklerin bazı çevrelerde rahatsızlık yaratabileceğini ifade eden Bayrak, buna rağmen toplumun farklı kesimlerini temsil etmenin önemli olduğunu vurguladı.
Cenevre siyasetinin yükselen isimlerinden biri
2020 yılında Büyük Konsey üyeliğine seçilen Bayrak, kısa sürede kanton siyasetinde öne çıkan isimlerden biri haline geldi. Parlamento çalışmalarında özellikle sosyal politikalar, çevre ve eğitim alanlarında aktif rol üstlendi.
Siyasi rakipleri zaman zaman onu fazla mücadeleci bulsa da, destekçileri Bayrak’ı yeni kuşağın güçlü temsilcilerinden biri olarak görüyor.
Türkiye kökenli bir ailenin çocuğu olarak başladığı yaşam yolculuğunda acil barınma merkezinden Cenevre Parlamentosu Başkanlığına uzanan Dilara Bayrak, bugün İsviçre siyasetinde göçmen kökenli gençlerin en görünür isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
