UBS’de 12 bin kişilik istihdam riski

ZÜRİH– İsviçre’nin en büyük bankası UBS’nin merkezini başka bir ülkeye taşıması ihtimali, ülkede istihdam ve bankacılık sektörünün geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor. Banka çalışanlarını temsil eden sendika, 10 bin ila 12 bin kişinin işini kaybedebileceği uyarısında bulundu.

İsviçre Banka Çalışanları Birliği (SBPV), UBS’nin daha sıkı sermaye kuralları nedeniyle İsviçre’den ayrılması, satılması veya başka bir bankayla birleşmesi durumunda ciddi istihdam kayıpları yaşanabileceğini bildirdi. NZZ am Sonntag gazetesinin yayımladığı ve Reuters’ın da ulaştığı mektupta, olası senaryoların çalışanlar üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.

UBS'de 12 bin kişilik istihdam riski: İsviçre'den ayrılık masada - Resim: 2

İsviçre’deki 34 bin çalışanın üçte biri risk altında

UBS’nin İsviçre’de yaklaşık 34 bin çalışanı bulunuyor. Sendikanın değerlendirmesine göre, bankanın merkezini yurt dışına taşıması veya önemli bir yapısal değişikliğe gitmesi halinde 10 bin ila 12 bin kişinin işi tehlikeye girebilir.

Sendika, bu tahminin en kötü senaryoyu yansıttığını vurguluyor. Olası kayıplar, UBS’nin 2023 yılında devraldığı Credit Suisse’in entegrasyonu kapsamında planlanan personel azaltımlarına ek olarak gündeme gelebilir.

UBS, sendikanın 12 bin kişilik istihdam kaybı tahminine ilişkin yorum yapmadı. Banka, Credit Suisse’in devralınmasıyla bağlantılı olarak İsviçre’de yaklaşık 3 bin kişinin işten ayrılmasının beklendiğini yineledi. Bu azaltımların birkaç yıla yayılması; doğal personel devri, erken emeklilik ve bazı hizmetlerin banka bünyesine alınması yoluyla gerçekleştirilmesi planlanıyor.

UBS'de 12 bin kişilik istihdam riski: İsviçre'den ayrılık masada - Resim: 5

Sermaye kuralları anlaşmazlığın merkezinde

İsviçre’de UBS’nin yurt dışındaki iştirakleri için bulundurması gereken sermaye miktarı, siyasi tartışmaların odağında yer alıyor.

Parlamentonun üst kanadı eylül ayında, bankanın yabancı iştiraklerini yüzde 90 oranında çekirdek sermayeyle (CET1) desteklemesini öngören bir öneriyi gündeme getirdi. UBS yönetimi ise bu yükümlülüğün bankaya aşırı maliyet getirebileceğini savunuyor.

Düzenlemelerin çok katı hale gelmesi durumunda İsviçre’deki faaliyetlerin geleceğinin yeniden değerlendirilmesi gerekebileceği yönündeki açıklamalar, bankanın ülkeden ayrılabileceği ihtimalini gündeme taşıdı.

UBS'de 12 bin kişilik istihdam riski: İsviçre'den ayrılık masada - Resim: 3

UBS başka bir ülkeye taşınabilir mi?

Reuters’a konuşan kaynaklara göre UBS, yeni kuralların kabul edilemeyecek ölçüde maliyet yaratması ihtimaline karşı alternatif senaryolar üzerinde çalışıyor. Bunlar arasında genel merkezin başka bir ülkeye taşınması veya başka bir finans kuruluşuyla birleşme seçenekleri bulunuyor. Bazı hissedarların da İsviçre’den ayrılma fikrini desteklediği belirtiliyor.

Buna karşın UBS yönetimi, İsviçre’de kalmak istediğini defalarca dile getirdi. Dolayısıyla bankanın ülkeden ayrılması kesinleşmiş bir karar değil; sermaye düzenlemeleri etrafındaki tartışmaların bir parçası.

UBS'de 12 bin kişilik istihdam riski: İsviçre'den ayrılık masada - Resim: 4

Credit Suisse krizi düzenlemeleri değiştirdi

İsviçre’nin köklü bankalarından Credit Suisse, finansal sorunlar ve müşteri güvenindeki ciddi kaybın ardından Mart 2023’te UBS tarafından devralınmıştı. İsviçre makamlarının desteğiyle gerçekleşen bu işlem, ülkenin bankacılık sisteminde önemli bir dönüm noktası oldu.

Birleşme sonucunda UBS’nin bilanço büyüklüğünün İsviçre ekonomisine kıyasla çok yüksek bir seviyeye ulaşması, olası bir bankacılık krizinde kamu kaynaklarının karşı karşıya kalabileceği riskleri yeniden gündeme getirdi.

İsviçre yönetimi, büyük bankaların olası bir kriz karşısında daha dayanıklı olmasını sağlamak ve kamu kaynaklarının zarar görmesini önlemek amacıyla sermaye yükümlülüklerini güçlendirmek istiyor. UBS ile siyasi makamlar arasındaki temel anlaşmazlık ise bu önlemlerin ne ölçüde sıkı olması gerektiği konusunda yoğunlaşıyor.

UBS’nin İsviçre’den ayrılması halinde etkiler yalnızca banka çalışanlarıyla sınırlı kalmayabilir. İstihdam, finans sektörünün rekabet gücü ve ülkenin uluslararası bankacılık merkezi konumu da bu tartışmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

Güncel haberler