ST.GALLEN- İsviçre’nin St. Gallen kentindeki Federal İdari Mahkemesi önünde açlık grevini sürdüren Welat Aydın, eyleminin beşinci gününde yaptığı açıklamada iltica başvurusunun yaklaşık 16 aydır sonuçlanmadığını belirterek dosyası hakkında olumlu ya da olumsuz kesin bir karar verilmesini istedi. Aydın, eyleminin yalnızca kendi dosyasıyla ilgili olmadığını, benzer durumda bulunan sığınmacıların yaşadığı belirsizliğe dikkat çekmeyi amaçladığını söyledi. Eyleme İsviçre Sosyal Demokrat Partisi Gençliği (JUSO) üyeleri de destek verdi.
İsviçre’nin St. Gallen kentindeki Federal İdari Mahkemesi önünde açlık grevini sürdüren Welat Aydın, eyleminin beşinci gününde basına açıklamalarda bulundu. İltica başvurusunun uzun süredir sonuçlanmadığını belirten Aydın, temel talebinin dosyası hakkında olumlu ya da olumsuz kesin bir karar verilmesi olduğunu ifade etti.
Sosyal medyadaki tepkilere yanıt verdi
Eylemi nedeniyle sosyal medyada hakaret ve küfür içerikli mesajlarla karşılaştığını söyleyen Aydın, bu tepkilerin Türkiye’de uzun yıllardır uygulandığını öne sürdüğü Kürt karşıtı politikaların ve kutuplaştırıcı söylemlerin bir sonucu olduğunu savundu.
Kimliği üzerinden hedef alındığını ifade eden Aydın, insanların birbirlerini tanımadan hakaret etmesinin toplumsal bir çürümenin göstergesi olduğunu belirtti. Irkçılığın hiçbir sorunu çözmediğini dile getiren Aydın, insanların önce birbirlerine saygı göstermesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’den ayrılış sürecini anlattı
Ülkesini terk etmek zorunda kalmasının kolay bir karar olmadığını ifade eden Aydın, geçmişte cezaevinde bulunduğunu, çeşitli siyasi faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındığını ve hakkında davalar açıldığını söyledi.
Cezaevinden çıktıktan sonra yeniden hapis riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Aydın, yol kontrollerinde askerlik gerekçesiyle tehdit edildiğini ve farklı baskılar gördüğünü öne sürdü. Can güvenliğinin bulunmadığını düşündüğü için Avrupa’ya gitmek zorunda kaldığını ifade eden Aydın, benzer hikâyelerin birçok Kürt sığınmacı tarafından da yaşandığını savundu.
Kimsenin isteyerek ailesini, sevdiklerini ve yaşadığı toprakları geride bırakmadığını dile getiren Aydın, insanların ağır koşullar nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kaldığını söyledi.
“16 aydır dosyam hakkında karar bekliyorum”
İsviçre’yi güvenli bir ülke olarak gördüğünü belirten Aydın, buna rağmen iltica başvurularının uzun süre sonuçlandırılmamasının ciddi psikolojik yıpranmaya neden olduğunu söyledi.
Yaklaşık 16 aydır iltica dosyasının sonuçlanmadığını belirten Aydın, avukatı aracılığıyla yapılan son başvuruya yetkililerden “Dosyanız yakında ele alınacak” yanıtının verildiğini ancak bunun herhangi bir tarih içermediğini ifade etti.
Kendisi açısından belirsizliğin artık kabul edilemez hale geldiğini söyleyen Aydın, dosyasının olumlu ya da olumsuz şekilde sonuçlandırılmasını ve kesin bir tarih verilmesini talep etti.
“Belirsizlik insan psikolojisini yıpratıyor”
Cezaevinde kaldığı dönemde de benzer belirsizlikleri yaşadığını anlatan Aydın, tahliye tarihini beklerken cezaevinde kalma süresinin defalarca uzatıldığını söyledi.
Yaklaşık dört yıl sekiz ay cezaevinde kalması gerekirken beş yıl dokuz ay cezaevinde kaldığını belirten Aydın, sürekli belirsizlik içinde yaşamanın insan psikolojisi üzerinde ağır etkiler bıraktığını ifade etti.
İsviçre’deki uzun bekleme sürecinin de benzer sonuçlar doğurduğunu savunan Aydın, aylarca hatta yıllarca karar bekleyen birçok sığınmacının psikolojik sorunlar yaşadığını, bazı kişilerin intihar ettiğini veya madde bağımlılığına sürüklendiğini öne sürdü.
“Bu mücadele yalnızca benim için değil”
Federal İdari Mahkemesi’ne daha önce iki kez dilekçe gönderdiğini ancak sonuç alamadığını belirten Aydın, açlık grevinin ilk tercihi olmadığını, tüm hukuki girişimlerden sonuç alamaması üzerine bu eylemi başlattığını söyledi.
Eylemin yalnızca kendi dosyasına ilişkin olmadığını vurgulayan Aydın, İsviçre’de uzun süredir iltica kararını bekleyen yüzlerce kişinin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Yaşadığı sürecin kamuoyuna taşınmadan çözülmesinin mümkün görünmediğini düşündüğünü söyleyen Aydın, bu nedenle eylemini görünür kılmayı amaçladığını belirtti.
Toplumsal dayanışma çağrısı yaptı
Konuşmasının sonunda haksızlıklara karşı ortak bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade eden Aydın, insanların etnik kimliklerine göre değil, insan oldukları için birbirlerinin haklarını savunmaları gerektiğini söyledi.
Toplumun bu konuda henüz istenilen noktaya ulaşamadığını düşündüğünü belirten Aydın, bunun siyasal kutuplaşma ve ideolojik ayrışmalardan kaynaklandığını savundu.
Kendisine destek vermek için eylem alanına gelenlere, telefonla arayanlara ve dayanışma gösteren herkese teşekkür eden Aydın, mücadelenin yalnızca kendisi için değil, benzer durumda bulunan tüm sığınmacılar adına sürdürüldüğünü ifade etti.
JUSO üyelerinden dayanışma mesajı
Açlık grevine destek vermek amacıyla Federal İdari Mahkemesi önüne gelen İsviçre Sosyal Demokrat Partisi’nin gençlik örgütü JUSO üyeleri de açıklamalarda bulundu.
JUSO üyeleri, Welat Aydın’ın taleplerini desteklediklerini belirterek, İsviçre’nin iltica sisteminde uzun süren bekleme süreçlerinin insani açıdan ciddi sorunlara yol açtığını savundu.
Aydın’ın yaşadığı geçmiş dikkate alındığında desteklenmesi gereken bir kişi olduğunu ifade eden JUSO üyeleri, benzer koşulları yaşamayan kişilerin daha ayrıcalıklı bir konumda bulunduğunu ve bu nedenle dayanışma göstermenin toplumsal bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
Açlık grevinin keyfi bir tercih olmadığını vurgulayan JUSO üyeleri, bunun diğer tüm yolların tükendiği durumlarda başvurulan son yöntem olduğunu belirtti.
Eylemin maddi talepler için değil, insanlık, vicdan, empati ve dayanışma çağrısı amacıyla sürdürüldüğünü ifade eden JUSO üyeleri, haksızlığa uğrayan herkes için ses çıkarmanın ortak bir sorumluluk olduğunu kaydetti.
