ZÜRİH– Winterthur’da “Allahu Ekber” diye bağırarak üç kişiyi bıçaklayan 31 yaşındaki saldırganın, olaydan sadece bir gün önce psikiyatri kliniğinden taburcu edildiği ortaya çıktı. Doktorların saldırganın ne kendisi ne de çevresi için tehlike oluşturduğu yönünde değerlendirme yaptığı belirtilirken, bu kararın ardından büyük tartışma başladı. Winterthur Psikiyatri Kliniği hakkında bağımsız bir soruşturma açıldı. Zürih Güvenlik Direktörü Mario Fehr, yapılan değerlendirmenin “açık bir hata” olduğunu söyledi.
İsviçre basınının aktardığına göre saldırgan, çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren radikal İslamcı çevrelerle ilişki içindeydi. Uzun yıllardır güvenlik makamlarının tanıdığı bir isim olan saldırganın, Winterthur’daki aşırılık yanlısı çevrelerde faaliyet gösterdiği ve geçmişte Suriye’ye giden bazı radikal kişilerle yakın temas kurduğu belirtildi.
Saldırganı tanıyan kişiler, onun hem psikolojik sorunlar yaşadığını hem de sıra dışı düşünceler ve komplo benzeri söylemler dile getirdiğini anlattı. Kendisini zaman zaman şizofren olarak tanımladığı, ancak radikal çevrelerde bile tam olarak kabul görmediği ve daha çok yalnız hareket ettiği ifade edildi.
Adı daha önce de çeşitli soruşturmalarda geçmişti. 2015 yılında IŞİD propagandası yayma şüphesiyle hakkında işlem yapılırken, 2018’de bir kavga nedeniyle soruşturuldu. Mahkeme belgelerinde, yerel radikal çevrelerin önde gelen isimleriyle propaganda videoları ve IŞİD yanlısı içerikler paylaştığına dair bilgiler yer aldı.
Haberde ayrıca radikalleşmenin aileyi de etkilediği belirtiliyor. İki kardeşi, Winterthur’daki An’Nur Camii çevresinde yürütülen bir soruşturmada yargılanmış, evlerinde IŞİD propagandası içeren materyaller bulunmuştu.
Yetkililer, saldırganın 2024 ile 2026 yılları arasında bir süre Türkiye’de yaşadığını ve bu dönemdeki faaliyetlerinin tam olarak bilinmediğini açıkladı. Ancak güvenlik makamları, bu sürecin radikalleşmesinde rol oynamış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.
