Zürih’te tefecilik yapan Türkiye kökenli üç kardeşe hapis cezası

ZÜRİH – Türkiye’de bir köyde büyüyen üç kardeş, 1990’ların başında İsviçre’ye geldi. Zürih’te yıllar içinde restoran, benzin istasyonu, gayrimenkul ve kredi şirketlerinden oluşan milyonlarca franklık bir iş ağı kurdular. Ancak kardeşlerin yükselişi, yüksek faizli kredi işlemleri ve başka suçlamaların yer aldığı kapsamlı bir ceza davasıyla mahkemede sona erdi.

Tages Anzeiger gazetesinde yer alan habere göre; Kardeşlerin çocukluk yılları maddi açıdan oldukça zordu. Okul döneminde terzilik, ayakkabıcılık ve çeşitli teknik işlerde çalıştılar. 1990’ların başında İsviçre’ye geldiklerinde kardeşlerden ortanca olanı henüz 14 yaşındaydı.

Zürih’e yerleştikten sonra geçimlerini pizzacılık, paket dağıtımı ve inşaat gibi işlerle sağladılar. 2000’li yılların başında bir benzin istasyonu ve küçük bir dükkân işletmeye başlayan kardeşler, daha sonra restoran ve gayrimenkul sektörlerine yöneldi. Zürih’in Langstrasse bölgesindeki kazançlı kebapçılardan birini de devraldılar.

Zaman içinde farklı şirketler kuran kardeşlerin çeşitli taşınmazlara sahip olduğu ortaya çıktı. Vergi kayıtlarına göre toplam mal varlıkları milyonlarca frank değerindeydi.

Ancak savcılığa göre bu servetin önemli bir bölümü yasa dışı faaliyetlerle bağlantılıydı.

Yüzde 120’ye varan faiz

Davanın merkezinde, özellikle ekonomik sıkıntı yaşayan kişilere verilen krediler vardı.

Bankalardan kredi alamayan ve çoğunlukla borç içindeki küçük işletme sahipleri kardeşlere başvuruyordu. Kardeşler bu kişilere para veriyor, karşılığında araç, gayrimenkul, halı ve hatta bulaşık makinesi gibi çeşitli eşyaları teminat olarak alıyordu.

Borçlular daha sonra bu eşyaları geri alabilmek için yüksek taksitler ödemek zorunda kalıyordu. Savcılığa göre bazı kredi işlemlerinde uygulanan gizli faiz oranı yüzde 120’ye kadar çıkıyordu.

Dosyada en az 63 araç kredisi sözleşmesi bulunduğu belirtildi. Savcılık, mahkemeye taşınan yedi kredi işleminin daha geniş bir sistemin yalnızca küçük bir bölümünü oluşturduğunu savundu. Bazı mağdurların korktukları için ifade vermek istemediği de belirtildi.

İsviçre hukukunda aşırı faiz ve ekonomik açıdan zor durumdaki kişilerin bu durumundan yararlanılması belirli koşullarda tefecilik kapsamında değerlendiriliyor.

Kardeşlerin yanında bir kadın da yargılandı

Dava kapsamında kardeşlerden birinin 42 yaşındaki Slovak partneri de sanık olarak yargılandı.

Kadının kredi sözleşmelerinin hazırlanmasına, ödemelerin tahsil edilmesine ve borçlulara gönderilen hatırlatmalara yardımcı olduğu belirlendi.

Ortanca kardeş ise başlangıçta verilen paraların kredi olmadığını savundu. Savunma tarafı, müşterilerin başka yerlerden de para bulabileceğini ve kardeşinin bu kişilerin mali durumlarından haberdar olmadığını ileri sürdü.

Ancak mahkeme, kardeşler arasındaki yazışmaları da dikkate aldı. Özellikle ortanca kardeş ile partneri arasındaki mesajların, kredi sisteminin nasıl işlediğini bildiklerini gösterdiği sonucuna varıldı.

Hakim, uygulanan yöntemi son derece pervasız bir iş modeli olarak değerlendirdi.

Langstrasse’deki kebapçı suçlaması kanıtlanamadı

Dava yalnızca kredi işlemleriyle sınırlı kalmadı.

Kardeşlerin Langstrasse’deki bir kebapçı işletmesini tehdit ve zor kullanarak ele geçirdiği de iddia edildi. Savcılık, olayda tehditler, bir çocuğun fotoğrafının gösterilmesi ve silah kullanıldığı yönündeki iddiaları gündeme getirdi.

Ancak mahkeme bu suçlamaları kesin olarak kanıtlanmış kabul etmedi. Tanık ifadelerindeki çelişkiler ve tarafların daha sonraki ticari ilişkileri nedeniyle kardeşler bu suçlamalardan beraat etti.

Dosyadaki diğer ağır suçlamaların bir bölümünde de aynı şekilde beraat kararları verildi.

Ortanca kardeşe dört yıl hapis

Mahkemenin kararında ortanca kardeş ticari tefecilik, zimmete para geçirme ve silah bulundurma suçlarından mahkûm edildi.

Kendisine dört yıl hapis cezası verildi. Daha önce yaklaşık 450 gün cezaevinde kaldığı için bu süre cezasından düşülecek. Ayrıca 230 bin frankın devlete ödenmesine karar verildi.

Diğer kardeşlerden biri ile davada sanık olarak yer alan kadın ise kısmen ertelenmiş hapis cezalarına çarptırıldı. En büyük kardeş hakkında ise şartlı bir karar verildi.

Davanın uzun sürmesi ve bazı suçlamaların zamanaşımına uğraması da karar üzerinde etkili oldu.

Dosyada başka ağır suçlamalar da vardı

Dava dosyasında başka olaylara ilişkin suçlamalar da yer aldı.

Kardeşlerden birinin İranlı bir sığınmacıyı zorla cinsel uygulamalara maruz bıraktığı ve internet üzerinde sahte hesaplar açarak kişinin mahrem görüntülerini yayımladığı ileri sürüldü.

Mahkeme, sahte hesaplarla ilgili suçlamayı IP adreslerine ilişkin deliller nedeniyle kabul etti. Ancak cinsel suçlamaların yeterince açık ve somut olmadığına karar verdi. Ayrıca bazı soygun, gasp ve tecavüz suçlamalarından da beraat kararı çıktı.

Kardeşlerden birinin eşi 2008’de öldürüldü

Dosyada ayrıca 2008 yılında kardeşlerden birinin eşinin Zürih’te öldürülmesi de yer aldı.

Kadın, çok sayıda bıçak darbesiyle hayatını kaybetti. Olayla ilgili güvenlik kamerası görüntüleri bulunmasına rağmen cinayetin faili hiçbir zaman tespit edilemedi.

Soruşturma 2013 yılında sonuç alınamadan kapatıldı. Kardeşlerden biri daha önce cinayetin aydınlatılması için ödül dahi teklif etmişti.

Mahkemenin kararına karşı tarafların itiraz hakkı bulunuyor.

 

Foto ve Kaynak: Tages Anzeiger 

Güncel haberler