BERN– İsviçre’nin sığınmacılara yönelik geri gönderme ve sınır dışı uygulamaları, Bern’de düzenlenen eylemle protesto edildi. Yüzü aşkın kişinin katıldığı gösteride, insan hakları ihlali riski bulunan geri göndermelerin durdurulması ve sığınma hakkının güvence altına alınması çağrısı yapıldı.
Eylem, İsviçre’deki çeşitli kurum ve toplulukların çağrısıyla düzenlendi. Ortak açıklama Almanca, Kürtçe ve Türkçe okunurken, federal ve kantonal sığınma merkezlerindeki koşullar ile geri gönderme süreçlerinde yaşandığı ileri sürülen hak ihlalleri eleştirildi.
Geri göndermeme ilkesi vurgulandı
Eylemciler, İsviçre’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere dikkat çekerek, işkence veya kötü muamele riski bulunan kişilerin bu tür risklerle karşılaşabilecekleri ülkelere gönderilmemesi gerektiğini savundu. Sığınma başvurularının hızlı prosedürlerle sonuçlandırılmasının, dosyaların adil ve kapsamlı biçimde incelenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı belirtildi.
Açıklamada tercüme sorunları, başvuru sahiplerinin yaşadığı travmalar, yeni deliller ve ülkelerdeki güncel siyasi koşulların yanı sıra kişilerin özel kırılganlıklarının da değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bahar Yalçınkaya ve Hasan Bal vakaları gündeme getirildi
Protestoda, yakın dönemdeki iki geri gönderme vakası da gündeme taşındı. Açıklamaya göre Bahar Yalçınkaya, 4 Ağustos’ta iki çocuğuyla birlikte Zürih’teki Rückkehrzentrum Oberhalden Finkenried’den Türkiye’ye gönderildi. Eylemciler, avukatının Türkiye’de tutuklanma riski bulunduğu yönündeki uyarılarına rağmen gerçekleştirilen geri gönderme sonrasında Yalçınkaya’nın Türkiye’de gözaltına alınıp tutuklandığını ve 15 aylık bebeğiyle birlikte cezaevine konulduğunu ileri sürdü.
Açıklamada ayrıca, itiraz süreci henüz sonuçlanmamış olan politik sığınmacı Hasan Bal’ın 6 Ağustos’ta Valais Kantonu’na bağlı Sion’da sınır dışı edilmek üzere tutuklandığı belirtildi.
Eylemciler, bu vakaların tekil olaylar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, İsviçre’nin geri gönderme kararlarında güncel ve kişiye özel insan hakları risklerinin yeterince değerlendirilip değerlendirilmediğinin araştırılmasını istedi.
“İnsan onuru pazarlık konusu değildir”
Protestocular, insan hakları ihlali riski bulunan geri gönderme işlemlerinin durdurulmasını, sınır dışı süreçlerinde kullanılan zor yöntemlerinin bağımsız şekilde denetlenmesini ve şiddet iddialarının tarafsız biçimde soruşturulmasını talep etti.
Ayrıca sığınma merkezlerindeki sağlık, barınma, beslenme ve hijyen koşullarının iyileştirilmesi; çocukların yüksek yararının tüm sığınma ve geri gönderme kararlarında temel ölçüt olarak kabul edilmesi istendi.
Eylemciler, sığınma başvurularının yalnızca hızlı değil, adil, bireyselleştirilmiş ve kapsamlı şekilde incelenmesi çağrısında bulunarak protestoyu sonlandırdı.
