BERN– İsviçre’de 27 Eylül 2026’da halk oylamasına sunulacak “İsviçre tarafsızlığını koruma” girişimine SVP dışındaki büyük siyasi partiler karşı çıkıyor. PLR, Merkez, Yeşiller-Liberaller (PVL), Sosyalist Parti (SP) ve Yeşiller, girişimin İsviçre’nin güvenliğini zayıflatacağını ve dış politika alanındaki hareket kabiliyetini ciddi biçimde sınırlayacağını savunuyor.
Girişim, İsviçre’nin tarafsızlığının Anayasa’da “daimi ve silahlı tarafsızlık” olarak tanımlanmasını öngörüyor. Ayrıca İsviçre’nin askeri veya savunma ittifaklarına katılmasını, yabancı savaşlara iştirak etmesini ve savaşan devletlere ekonomik veya diplomatik yaptırım uygulamasını büyük ölçüde yasaklamayı hedefliyor. BM yükümlülükleri ise istisna kapsamında tutuluyor.
Girişime karşı çıkan partiler, İsviçre’nin tarafsızlığını koruması gerektiğini ancak bunun katı ve değiştirilemez kurallara bağlanmasının ülkenin gelecekteki krizlere karşı hareket alanını daraltacağını belirtiyor.
“İsviçre zaten tarafsız”
Merkez Partisi Ulusal Konsey Üyesi Isabelle Chappuis, tartışmanın İsviçre’nin tarafsız kalıp kalmayacağı olmadığını belirterek, ülkenin zaten tarafsız olduğunu ve bunu sürdürmek istediğini söyledi. Ona göre asıl mesele, değişen dünyada tarafsızlığın İsviçre’yi nasıl koruyacağı.
PLR temsilcileri de tarafsızlığın gücünün koşullara göre uyarlanabilmesinden kaynaklandığını savunuyor. Girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin gelecekte dış politika ve güvenlik alanında gerekli kararları almakta zorlanabileceği belirtiliyor.
Uluslararası iş birliği tartışmanın merkezinde
Girişime karşı çıkan partiler, İsviçre’nin diğer ülkelerle güvenlik ve savunma alanındaki iş birliğinin devam etmesi gerektiğini vurguluyor. Avrupa’daki güvenlik durumunun giderek istikrarsızlaştığına dikkat çeken siyasetçiler, kriz ortaya çıktığında iş birliği kapasitesi oluşturmanın çok geç olacağını savunuyor.
Kosova’daki Swisscoy misyonu da uluslararası iş birliğine örnek olarak gösterildi.
Yaptırımlar konusunda da itiraz var
Girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin Avrupa Birliği veya AGİT tarafından uygulanan yaptırımları devralmasının da büyük ölçüde engelleneceği belirtiliyor. Yalnızca BM Güvenlik Konseyi tarafından alınan yaptırımlar uygulanabilecek.
Yeşiller Partisi temsilcileri, bunun İsviçre’nin uluslararası hukuk ihlallerine karşı tepki verme imkanını zayıflatacağını savundu.
SP Eş Başkanı Cédric Wermuth ise girişimi sert biçimde eleştirerek, bunun uluslararası hukuku ihlal eden ve başka ülkelere saldıran devletlerin işine yarayacağını söyledi. Wermuth, girişimi “pro-Putin girişimi” olarak nitelendirdi.
Girişime karşı kampanya yürüten partiler yaklaşık 1,2 milyon franklık bir bütçe açıkladı. Federal Konsey de girişimin reddedilmesini istiyor.
Son sözü 27 Eylül’de İsviçre halkı söyleyecek.
