İsviçre’de her dört kişiden biri ruh sağlığı sorunu yaşıyor

İSVİÇRE– İsviçre’de yapılan yeni bir araştırma, her dört kişiden birinin ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele ettiğini ortaya koydu. Gelecek kaygısı, ekonomik belirsizlik, olumsuz haberler ve ekran bağımlılığı en önemli stres kaynakları arasında gösterilirken, ruh sağlığı konusunda yapay zekâdan destek alanların sayısı da hızla artıyor.

İsviçre’de gerçekleştirilen AXA Mind Health Report araştırması, ülkedeki ruh sağlığına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Bin kişiyle yapılan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 25’i ruhsal rahatsızlık yaşadığını belirtti.

Araştırmada en sık görülen sorunların yüzde 12 ile depresyon ve yüzde 9 ile anksiyete bozukluğu olduğu belirtildi. Ruh sağlığı sorunlarının en yoğun görüldüğü yaş grubu ise yüzde 39 ile 18-24 yaş arasındaki gençler oldu. Bu oran geçen yıl da benzer seviyedeydi.

45-54 yaş grubundakilerin yüzde 30’u, 25-34 yaş grubundakilerin yüzde 25’i ve 35-44 yaş grubundakilerin yüzde 23’ü ruh sağlığı sorunu yaşadığını ifade etti. 55 yaş üstü kişilerde ise bu oran yüzde 19 olarak ölçüldü.

Araştırma bazı yaş gruplarında iyileşme olduğunu da gösterdi. Geçen yıl yüzde 36 olan 25-34 yaş grubundaki sorun oranı bu yıl yüzde 25’e gerilerken, 35-44 yaş grubunda oran yüzde 32’den yüzde 23’e düştü. Buna karşılık 55 yaş üstünde ruhsal sorun bildirenlerin oranı yüzde 14’ten yüzde 19’a yükseldi.

Araştırmaya göre İsviçre’de insanların en büyük stres kaynağı geleceğe ilişkin belirsizlik. Katılımcıların yüzde 43’ü gelecekle ilgili endişelerin kendilerini strese soktuğunu belirtti. Yüzde 42’si maddi sorunlar ve iş piyasasındaki belirsizliklerden etkilendiğini ifade etti.

Sürekli olumsuz haberlere maruz kalmak katılımcıların yüzde 35’i tarafından önemli bir stres nedeni olarak gösterildi. Aynı oranda kişi toplumsal ve siyasi gerginliklerden etkilendiğini belirtirken, yüzde 34’ü jeopolitik krizlerin ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olduğunu söyledi.

Sosyal medyanın ruh sağlığı üzerindeki etkisi de araştırmada dikkat çeken başlıklardan biri oldu. Katılımcıların yüzde 28’i sosyal medyanın psikolojik durumlarını olumsuz etkilediğini ifade etti.

Ekran başında geçirilen sürenin etkileri de araştırmada ayrıntılı şekilde incelendi. Her üç kişiden ikisi telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının günlük yaşamları üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi. Bu oran 18-24 yaş grubunda yüzde 93’e kadar çıkarken, 55 yaş üstünde yüzde 46 seviyesinde kaldı.

Katılımcılar ekran kullanımının en çok uyku kalitesini etkilediğini belirtti. Yüzde 44 uyku sorunları yaşadığını, yüzde 42 dikkat ve konsantrasyonunun azaldığını, yüzde 39 fiziksel aktivitesinin düştüğünü ve yüzde 38 genel ruh halinin olumsuz etkilendiğini ifade etti.

Araştırma, ruh sağlığı sorunları yaşayan herkesin profesyonel destek almadığını da ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 45’i desteğe ihtiyaç duymadığını düşünürken, yüzde 35’i psikolojik destek hizmetlerinin maliyetini önemli bir engel olarak gösterdi.

Bu nedenle yapay zekâ araçlarının ruh sağlığı alanında daha fazla kullanılmaya başladığı belirtildi. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 55’i ruh sağlığıyla ilgili konularda yapay zekâdan düzenli veya ara sıra yararlanıyor.

Yüzde 37’si psikolojik durumları hakkında bilgi almak için yapay zekâ kullanırken, yüzde 36’sı başkalarına yardımcı olabilecek öneriler almak amacıyla bu araçlara başvuruyor. Katılımcıların yaklaşık üçte biri ise ruhsal durumlarını takip etmek ve iyilik hallerini izlemek için yapay zekâ destekli araçlardan yararlanıyor.

Güncel haberler