ZÜRİH– İsviçre’de yapılan yeni bir araştırma, cezaevlerinde uygulanan tek kişilik hücre cezasının mahkûmları ıslah etmek yerine psikolojik sorunları artırdığını ve yeniden suç işleme riskini yükseltebildiğini ortaya koydu. Araştırmayı hazırlayan ekip, uygulamanın tamamen kaldırılmasını istiyor.
İsviçre’de cezaevlerinde uygulanan tek kişilik hücre (izolasyon) cezası, yeni bir bilimsel araştırmanın ardından yeniden tartışma konusu oldu. Araştırmayı hazırlayan uzmanlar, bu yöntemin beklenenin aksine mahkûmların davranışlarını düzeltmediğini, hatta birçok durumda olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirterek uygulamanın kaldırılması çağrısında bulundu.
Araştırma, Zürih Üniversitesi Ceza Hukuku Profesörü Thierry Urwyler ile Zürih Kantonu Ceza İnfaz ve Yeniden Topluma Kazandırma Dairesi’nde görev yapan üç araştırmacı tarafından hazırlandı. Çalışma, İsviçre’de bu konuda bugüne kadar yapılan en kapsamlı araştırmalardan biri olarak değerlendiriliyor.
Araştırmaya göre özellikle ruh sağlığı sorunları bulunan mahkûmlar, tek kişilik hücre uygulamasının ardından cezaevi kurallarına uyum sağlamakta daha fazla zorlanıyor. Ayrıca uzun süre yalnız kalmanın depresyon, ağır psikolojik rahatsızlıklar ve intihar riskini artırabildiği belirtildi.
Araştırmacılar, uluslararası bilimsel çalışmaları da inceleyerek tek kişilik hücrede kalan kişilerin tahliye edildikten sonra yeniden suç işleme ihtimalinin arttığına dikkat çekti. Bu nedenle uygulamanın yalnızca etkisiz değil, aynı zamanda zararlı olduğu ve temel haklar açısından da savunulamayacağı ifade edildi.
Araştırmada, Zürih kantonundaki Pöschwies Cezaevi’nin son dönemde tek kişilik hücre uygulamasını önemli ölçüde azaltmasının olumlu bir gelişme olduğu vurgulandı.
Çalışmayı hazırlayan ekip, İsviçre genelinde tek kişilik hücre uygulamasının en kısa sürede sona erdirilmesi için bir yol haritası hazırlanmasını öneriyor. Ayrıca mahkûmların bu tür uygulamalara tabi tutulmasına ilişkin kararların yalnızca hukukçular tarafından değil, psikologlar ve sağlık çalışanlarının da yer aldığı çok disiplinli kurullar tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
Araştırmacılar, izolasyon yerine tedavi ve rehabilitasyon odaklı yöntemlerin uygulanmasını savunuyor. Buna göre mahkûmların günde yaklaşık 22 saat boyunca hiçbir etkinlik olmadan hücrelerinde tutulmaları yerine, psikolojik destek ve sosyal faaliyetlerle topluma yeniden kazandırılmalarını hedefleyen programların yaygınlaştırılması gerektiği ifade ediliyor.
