SOLOTHURN– Solothurn’da Aare Nehri’nin altında yapılan arkeolojik dalışlar sırasında yaklaşık 1700 yıllık bir Roma köprüsüne ait kalıntılar ortaya çıkarıldı. Uzun yıllardır varlığından şüphelenilen köprü, bulunan ahşap kazıklarla ilk kez somut olarak doğrulanmış oldu.
Solothurn Kantonu Arkeoloji Dairesi, Aare Nehri’nde gerçekleştirilen su altı araştırmalarında geç Roma dönemine ait bir köprünün kalıntılarının bulunduğunu açıkladı. Kurum, keşfi “büyük bir şans” olarak nitelendirirken, yıllardır dile getirilen bir varsayımın nihayet kanıtlandığını belirtti.
Bulunan ahşap kazıkların yaklaşık 1700 yıllık olduğu tespit edildi. Kalıntılar, günümüzde Wengi Köprüsü ile demiryolu köprüsünün bulunduğu bölgede, nehir yatağının altında yer alıyor.
Keşif, Solothurn’daki demiryolu köprüsünün yenilenmesi öncesinde yürütülen güvenlik amaçlı incelemeler sırasında gerçekleşti. Olası arkeolojik eserlerin inşaat çalışmaları sırasında zarar görmesini önlemek amacıyla nehir tabanını tarayan dalgıçlar, Wengi Köprüsü yakınlarında dikkat çekici kalıntılara rastladı. Daha sonra bölgede ayrıntılı araştırmalar yapıldı.
Nehir yatağından yaklaşık bir metre yüksekliğe kadar uzanan ve 20 santimetre çapındaki ahşap direklerin bir köprü ayağına ait olduğu, alınan örneklerin tarihlendirilmesiyle doğrulandı. Ahşap parçalarının milattan sonra 4. yüzyıla ait olduğu belirlendi.
Roma İmparatorluğu tarafından yaklaşık milattan sonra 20 yılında kurulan Solothurn yerleşiminin, Aare Nehri’nin daraldığı noktada bulunması nedeniyle seçildiği düşünülüyor. Kentin Roma dönemindeki adı olan “Salodurum”, “nehir geçidi” veya “nehir daralması” anlamına geliyor.
Köprünün en büyük kalıntıları. İki ahşap kazık, nehir yatağından yaklaşık bir metre kadar dışarı çıkmış olup, çapları yaklaşık 20 santimetredir.
FOTO: KANTON ARKEOLOJİSİ SOLOTHURN
Milattan sonra 300’lü yıllarda bölge askeri bir kale kenti haline getirildi. Arkeologlara göre keşfedilen köprü, İtalya’dan Büyük Saint Bernard Geçidi üzerinden Ren Nehri’ne uzanan antik ticaret ve ulaşım yolunun önemli bir parçasıydı. Solothurn yakınlarında bu tarihi yolun başka kalıntıları da daha önce bulunmuştu.
Arkeoloji yetkilileri, köprü kalıntılarının günümüze ulaşmasının büyük ölçüde şans eseri olduğunu belirtiyor. 1969 yılında gerçekleştirilen Jura suları düzenleme çalışmaları sırasında nehir yatağı geniş çapta kazılmıştı. Ancak Wengi Köprüsü’nün sağladığı koruma sayesinde Roma döneminden kalan bazı köprü ayakları zarar görmeden varlığını sürdürebildi.
Uzmanlar, ahşap kalıntıların su altında kaldıkları için korunabildiğini ifade ediyor. Bu nedenle eserlerin bulunduğu yerden çıkarılması planlanmıyor. Yetkililere göre böyle bir operasyon hem teknik açıdan zor hem de maliyet açısından orantısız derecede yüksek olurdu.
Arkeoloji Dairesi ayrıca, benzer kalıntıların 1990 yılında da fark edildiğini ancak dönemin maddi ve personel yetersizlikleri nedeniyle kapsamlı araştırma yapılamadığını açıkladı. Son keşif ise özel dalgıçların çalışmaları sayesinde yeniden gündeme geldi. (SRF)
