CENEVRE- Uluslararası Af Örgütü İsviçre, 27 Eylül 2026’da halk oylamasına sunulacak “Tarafsızlığın Korunması” girişimine karşı çıktı. Örgüt, girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin savaş suçları ve ciddi insan hakları ihlallerine karşı ekonomik ve diplomatik yaptırım uygulama imkanının zayıflayacağını savundu.
Uluslararası Af Örgütü İsviçre, insan hakları, demokrasi, eşitlik ve uluslararası iş birliği alanında faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu koalisyonla birlikte girişime karşı kampanya yürütüyor.
Örgüte göre girişimin kabul edilmesi, İsviçre’nin başka ülkelerde yaşanan ciddi insan hakları ihlallerine karşı ekonomik ve diplomatik yaptırımlar uygulamasını zorlaştırabilir.
“İsviçre savaş suçlarına tepki verebilmeli”
Uluslararası Af Örgütü İsviçre Direktörü Alexandra Karle, tarafsızlığın İsviçre’nin savaş suçlarına ve uluslararası hukuk ihlallerine karşı tepki vermesini engellememesi gerektiğini söyledi.
Karle, İsviçre’nin askeri müdahale yerine yaptırım, diplomasi ve diğer barışçıl araçları kullanabilmesi gerektiğini savundu.
Örgüt ayrıca, 2025 sonunda savaş malzemeleri ihracatına ilişkin kuralların gevşetildiğine dikkat çekerek tarafsızlık politikasındaki olası değişikliğin silah ihracatıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Uluslararası Af Örgütü, “İsviçre’nin savaş suçlarına tepki vermesini engelleyen bir tarafsızlık anlayışı ile çatışmalara dahil olan ülkelere silah ihracatının mümkün olması birbiriyle çelişiyor” görüşünü dile getirdi.
Cenevre Sözleşmeleri vurgusu
Örgüt, İsviçre’nin Cenevre Sözleşmeleri’nin emanetçisi olmasına da dikkat çekti.
Uluslararası Af Örgütü’ne göre bu konum, İsviçre’ye uluslararası insancıl hukukun korunması konusunda özel bir sorumluluk yüklüyor. Örgüt, tarafsızlık girişiminin kabul edilmesinin İsviçre’nin bu sorumluluğu yerine getirme kapasitesini azaltabileceğini savunuyor.
Örgüt ayrıca girişimin destekçilerini ve özellikle İsviçre Halk Partisi’nin kampanyasını eleştirdi. Kampanyada barış güvercini ve “barış için” gibi sloganların kullanılmasına rağmen, girişimin İsviçre’nin askeri olmayan baskı araçlarını sınırlayacağını öne sürdü.
“İsviçre dünyaya kapanmamalı”
Uluslararası Af Örgütü, dünyada otoriter yönetimlerin güçlendiğini, hukuk devletinin zayıfladığını ve uluslararası iş birliğinin giderek daha fazla sorgulandığını belirtti.
Örgüte göre İsviçre bu ortamda dünyadan uzaklaşmak yerine insan haklarını, uluslararası hukuku, sivillerin korunmasını ve uluslararası iş birliğini daha güçlü şekilde savunmalı.
Alexandra Karle, İsviçre’nin tarafsızlığının ülkenin insan haklarını savunmasına engel olmaması gerektiğini belirterek, 27 Eylül’de yapılacak oylamada girişime “Hayır” denmesi çağrısında bulundu.
