AARGAU– Aargau kantonunda yaşayan Türk bir ailenin aile birleşimi başvurusu, konutun yetersiz olduğu gerekçesiyle başlayan süreçte “yetkilileri yanıltma” suçlamasına kadar uzandı. Mahkeme, ailenin kasıtlı olarak makamları aldattığının kanıtlanamadığına hükmederek beraat kararı verdi.
Aargauer Zeuting’da yer alan habere göre; İsviçre’nin Aargau kantonunda yaşayan Türk bir ailenin aile birleşimi başvurusu nedeniyle açılan dava, Aarau Bölge Mahkemesi’nin verdiği beraat kararıyla sonuçlandı. Mahkeme, ailenin göçmenlik makamlarını kasıtlı olarak yanıltmaya çalıştığının ispatlanamadığına karar verdi.
Dava, 2023 yılında ailenin Türkiye’de yaşayan iki çocuğunu İsviçre’ye getirmek için yaptığı aile birleşimi başvurusuyla başladı. O tarihte çift ve üç çocukları, Aarau’da üç odalı bir dairede yaşıyordu. Ancak Aargau Göç ve Entegrasyon Dairesi, iki yetişkin ve beş çocuğun birlikte yaşayacağı aile için mevcut konutun yeterli büyüklükte olmadığını belirterek başvuruyu reddetti.
Ret kararının ardından aile, aynı binada yaşayan yaşlı bir çiftle daire değişimi konusunda anlaşmaya vardı. Taraflar arasında dört odalı dairenin aileye devredilmesini öngören kira sözleşmesi imzalandı ve bu belge göçmenlik makamlarına sunuldu. Bunun üzerine aile birleşimi başvurusu kabul edildi ve Türkiye’deki iki çocuk için gerekli oturma izinleri verildi.
Ancak planlanan taşınma gerçekleşmeyince süreç yeni bir boyut kazandı. Ev sahibi ve bina yönetimi, ailenin yeni daireye taşınmadığını yetkililere bildirdi. Yapılan incelemelerde evde taşınma hazırlığına işaret eden koliler veya sökülmüş eşyalar bulunmadığı tespit edildi.
Bu gelişmenin ardından Göç ve Entegrasyon Dairesi, ailenin yalnızca aile birleşimi izni alabilmek amacıyla daha büyük bir daireye taşınacakmış izlenimi verdiği şüphesiyle dosyayı savcılığa taşıdı.
Savcılık, anne ve babanın resmi makamları yanıltarak aile birleşimi izni aldığı gerekçesiyle para cezasına çarptırılmasını talep etti. Baba için günlük 70 İsviçre frangı üzerinden 120 gün, anne için ise günlük 40 İsviçre frangı üzerinden 120 gün para cezası istenirken, her iki ebeveyn hakkında ayrıca idari para cezası talebinde bulunuldu.
Mahkemede ifade veren aile ise suçlamaları reddetti. Baba, taşınmanın gerçekleşmemesinin nedeninin daire değişimi yapılacak yaşlı çiftin son anda kararından vazgeçmesi olduğunu söyledi. Sürecin çeşitli ertelemeler nedeniyle uzadığını, daha sonra ise taşınmanın tamamen iptal edildiğini anlattı.
Aile ayrıca, avukatlarının tavsiyesi doğrultusunda çocukların yine de İsviçre’ye gelmesi gerektiğini düşündüklerini, daha büyük konut şartının hukuki önemini tam olarak kavrayamadıklarını ifade etti.
Dava sırasında ailenin ekonomik durumunun da kötüleştiği ortaya çıktı. Babanın inşaat sektöründeki işini kaybettiği, annenin ise yalnızca çağrıldıkça temizlik işlerinde çalışabildiği belirtildi. Maddi sıkıntılar nedeniyle yeni bir ev bulamadıklarını söyleyen aile, İsviçre’ye gelen iki çocuğu daha sonra yeniden Türkiye’deki büyükannelerinin yanına göndermek zorunda kaldıklarını anlattı.
Duruşmanın sonunda söz alan anne gözyaşları içinde, tek isteğinin çocuklarıyla birlikte İsviçre’de yaşamak olduğunu belirterek, İsviçre hukukunu bilmediğini ve avukatının yönlendirmelerine göre hareket ettiğini söyledi.
Aarau Bölge Mahkemesi ise dosyadaki delilleri değerlendirerek, ailenin geçerli bir kira sözleşmesine sahip olduğunu, daire değişiminin daha sonra gerçekleşmemesinin tek başına aldatma kastını göstermeye yetmeyeceğini vurguladı. Mahkeme, yaşananların planlı bir dolandırıcılık girişiminden ziyade başarısızlıkla sonuçlanan karmaşık bir taşınma süreci olduğuna hükmederek Türk aile hakkında beraat kararı verdi.
