ZÜRİH – Yıllarca üniversite okuyup diploma almak, İsviçre’de artık geçmişte olduğu kadar güvenli bir iş garantisi sağlamıyor. Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’ne (ETH) bağlı KOF Ekonomik Araştırmalar Merkezi’nin verilerine göre, 2023’ten bu yana üniversite veya uygulamalı bilimler yüksekokulu mezunları arasındaki işsizlik belirgin şekilde arttı. Özellikle bilişim, iletişim, bankacılık ve sigortacılık ile bilimsel ve teknik hizmetlerde bu artış daha fazla hissediliyor.
İsviçre’de uzun yıllardır eğitim düzeyi yükseldikçe daha güvenli ve yüksek maaşlı iş bulma ihtimalinin arttığı düşünülüyordu. Ancak KOF’un araştırmasına göre bu eğilim son yıllarda değişmeye başladı.
KOF’ta iş gücü piyasası araştırmalarından sorumlu Michael Siegenthaler, üniversite ve uygulamalı bilimler yüksekokulu mezunları arasındaki işsiz sayısındaki artışın 2023’ten itibaren “belirgin ve durdurulması oldukça zor” bir eğilim gösterdiğini belirtiyor.
Yapay zekâ önemli faktörlerden biri
Siegenthaler’e göre bu değişimin tek nedeni yapay zekâ değil. COVID-19 sonrası ekonomik canlanmanın sona ermesi, bankacılık sektöründeki yeniden yapılanma, saat sektöründeki kriz, ABD’nin uyguladığı gümrük tarifeleri, savaşlar ve yüksek enerji maliyetleri de iş gücü piyasasını etkiliyor.
Bununla birlikte Siegenthaler, yapay zekânın mevcut gelişmeyi açıklayan en güçlü ihtimal olduğunu düşünüyor.
Ona göre dijitalleşme tarihinde ilk kez yüksek eğitimli çalışanların teknolojiler tarafından yalnızca desteklenmesi değil, bazı alanlarda yerine makinelerin geçmesi söz konusu. Yapay zekâ artık metin yazabiliyor, yazılım geliştirebiliyor ve araştırma süreçlerinde kullanılabiliyor.
Gazetecilikte işsizlik dikkat çekiyor
Bu değişimin en belirgin örneklerinden biri gazetecilik ve iletişim alanında görülüyor.
2025 yılında gazetecilik ve bilgi alanından mezun olanların, mezuniyetlerinden bir yıl sonra yüzde 11’i işsizdi. Aynı dönemde İsviçre genelindeki ortalama işsizlik oranı yüzde 4,8 seviyesindeydi.
Buna rağmen Siegenthaler, gençlerin üniversite eğitimi konusunda paniğe kapılmaması gerektiğini belirtiyor. Ona göre gelecekte üniversite mezunlarının yaklaşık yüzde 90’ının ciddi bir sorun yaşaması beklenmiyor. Ancak bazı alanlarda iş bulmakta zorlananların oranının geçmişe kıyasla artabileceğine dikkat çekiyor.
Bazı mesleklerde eleman açığı sürüyor
Üniversite mezunlarının bazı sektörlerde iş bulmakta zorlanmasına karşılık, İsviçre’de başka meslek gruplarında ciddi eleman açığı devam ediyor.
Özellikle doktor, hemşire, zanaatkâr ve inşaat işçilerine ihtiyaç duyuluyor. Bu alanlardaki açık nedeniyle İsviçre, çalışan ihtiyacının bir bölümünü yabancı iş gücüyle karşılamaya devam ediyor.
Yüksek maaşlı bir işini kaybeden kişilerin yeniden iş bulması da her zaman kolay olmuyor. Yüksek maaş beklentileri ve oldukça spesifik uzmanlık alanları, yeni bir işe geçiş sürecini zorlaştırabiliyor.
İşsizlik sistemine maliyet de artıyor
Yüksek gelirli çalışanların işsiz kalması, işsizlik sigortası açısından da daha yüksek maliyet anlamına geliyor. Haberde, bazı kişilerin ayda 10 bin franka kadar işsizlik ödeneği alabildiği ve bunun ortalama ödeneğin yaklaşık üç katına ulaşabildiği belirtiliyor.
Bu eğilimin kalıcı hale gelmesi durumunda iş gücü piyasasının yanı sıra sosyal güvenlik sistemi açısından da yeni tartışmaların ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor.
Gençlere hangi meslekler öneriliyor?
Siegenthaler, üniversitede okumak isteyen gençlerin eğitim almaktan vazgeçmemesi gerektiğini, ancak iş piyasasındaki değişimleri dikkate almasının önemli olduğunu belirtiyor.
Gazetecilik, çeviri ve programlama gibi bazı alanlarda gelecekte daha fazla rekabet yaşanabileceğini ifade eden Siegenthaler; tıp, sosyal hizmetler ve pedagoji gibi alanların ise daha istikrarlı seçenekler arasında olduğunu söylüyor.
Öğrencilerin eğitim sırasında iş deneyimi kazanmasının da önemli olduğu belirtiliyor. Diploma tek başına yeterli olmayabilir; işverenlere kişinin diğer adaylardan farklı olarak ne katabileceğini gösterebilmesi gerekiyor.
Üniversite eğitimi yerine mesleki eğitime daha yatkın olan gençlere ise ısıtma, sıhhi tesisat ve iklim teknolojileri gibi alanlarda çıraklık eğitimi öneriliyor.
Siegenthaler’in temel tavsiyesi ise eğitim veya meslek seçiminde yalnızca iş piyasasına değil, kişinin ilgi ve yeteneklerine de bakması.
