ZÜRİH- İsviçre’de yürütülen yeni bir araştırma, sürücülerin ve kritik görevlerde çalışan kişilerin yorgunluk seviyesinin tükürük testiyle belirlenebileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, uykusuzluğun tükürükte bıraktığı biyolojik izleri tespit etmeyi başardı.
İsviçre’deki Zürih Üniversitesi araştırmacıları, gelecekte direksiyon başındaki yorgun sürücülerin basit bir tükürük testiyle tespit edilmesini sağlayabilecek yeni bir yöntem geliştirdi. Çalışmada, akut uyku yoksunluğunun tükürükte bıraktığı biyolojik değişimlerin güvenilir şekilde ölçülebildiği açıklandı.
Üniversitenin açıklamasına göre bu yöntem, yalnızca trafik güvenliği için değil, uzun çalışma saatleri nedeniyle dikkat kaybı yaşanabilen mesleklerde de önemli bir güvenlik aracı olabilir. Araştırmacılar ayrıca, trafik kazaları ve iş kazalarının adli incelemelerinde de bu testin gelecekte kullanılabileceğini düşünüyor.
Çalışmayı yürüten ekipten Adli Tıp Enstitüsü yetkilileri, araştırmayı adli bilimler açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
Araştırma kapsamında 20 genç erkek gönüllü üzerinde testler yapıldı. Katılımcılardan, tamamen uykusuz geçirilen bir gecenin ardından, dört gece boyunca sadece altı saat uyudukları dönemde ve normal kabul edilen sekiz saatlik uyku sonrasında tükürük örnekleri alındı.
Bu örnekler, yüksek çözünürlüklü kütle spektrometrisi yöntemiyle incelendi. Ardından yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknikleri kullanılarak, uykusuzluğa işaret eden moleküler değişimler analiz edildi.
Araştırmanın sonuçlarına göre ciddi yorgunluk, tükürükte bulunan biyomoleküllerin yaklaşık yüzde 10’unda değişikliğe neden oluyor. Bilim insanları, on binlerce molekül arasından yorgunluğu güvenilir biçimde gösteren 10 farklı biyolojik belirteci tespit etmeyi başardı.
Araştırmacılar, uzun vadede polis kontrollerinde veya iş güvenliği denetimlerinde kullanılabilecek hızlı bir test geliştirmeyi hedefliyor. Böylece alkol veya uyuşturucu testlerine benzer şekilde, kişinin ciddi uyku eksikliği yaşayıp yaşamadığı kısa sürede belirlenebilecek.
Ancak bilim insanları, çalışmanın henüz temel araştırma aşamasında olduğunun altını çiziyor. Testin günlük hayatta kullanılabilmesi için farklı yaş grupları ve daha geniş katılımcı sayısıyla yeni araştırmalar yapılması gerektiği belirtiliyor.
