İsviçre’nin el bombaları Suriye’de çıktı: Şimdi yeni yasa tartışılıyor

İSVİÇRE– İsviçre’nin 2003 ve 2004 yıllarında Birleşik Arap Emirlikleri’ne sattığı 225 binden fazla Ruag üretimi el bombasının bir bölümü yıllar sonra Suriye’de ortaya çıktı. Şimdi halkın önüne gelecek yeni savaş malzemesi yasası, ihracat sonrası denetimlerin zayıflayabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.

İsviçre’nin Ortadoğu’ya doğrudan silah göndermediği biliniyor. Ancak İsviçre’de üretilen bazı el bombalarının yıllar sonra Suriye’de ortaya çıkması, silah ihracatında alıcı ülkeye uygulanan kontrollerin ne kadar etkili olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Tartışmanın merkezinde, İsviçreli savunma şirketi Ruag tarafından üretilen HG 85 tipi el bombaları bulunuyor.

Nisan 2021’de kuzeybatı Suriye’de çekilen bir fotoğrafta yedi adet HG 85 tipi İsviçre yapımı parçalı el bombası görüldü. El bombaları iki Amerikan M67 tipi el bombasının yanında bir masanın üzerinde duruyordu. Silahlar konusunda uzman Ares Conmat Database, fotoğrafı doğruladı. Görüntü, İsviçre yapımı bu mühimmatın bölgedeki son bilinen izlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

İsviçre Suriye’ye doğrudan bu silahları ihraç etmedi. El bombalarının bölgeye ulaşan yolunun ise Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden geçtiği belirtiliyor.

225 bin el bombası BAE’ye gönderildi

İsviçre, 2003 ve 2004 yıllarında Birleşik Arap Emirlikleri’ne toplam 225.162 el bombası ihraç etti.

BAE ordusu, İsviçre’den aldığı savaş malzemesini başka ülkelere göndermeyeceğine ilişkin bir yeniden ihracat yasağı belgesi imzaladı. Almanca “Nichtwiederausfuhr-Erklärung” olarak adlandırılan bu belge, İsviçre’den alınan silahların başka bir ülkeye satılmasını veya aktarılmasını önlemeyi amaçlıyordu.

Ancak BAE, 2004 yılında yaklaşık 65 bin el bombasını Ürdün’e verdi.

Buradaki kritik nokta, BAE’nin silahları doğrudan satmak yerine bağışlamasıydı. O dönemde imzalanan belge yeniden satışı yasaklıyor ancak bağış konusunda açık bir yasak içermiyordu. Böylece silahların başka bir ülkeye aktarılması konusunda hukuki bir boşluk ortaya çıktı.

Ürdün’e gönderilen el bombalarının daha sonra Libya ve Suriye’ye ulaştığı belirtiliyor. Bunların bir bölümünün de IŞİD mensuplarının eline geçtiği ifade ediliyor.

Bu gelişmeler üzerine İsviçre, ihracat kurallarını daha da sıkılaştırdı.

İsviçre 2006’da kuralları değiştirdi

Federal Konsey, yaşanan olayların ardından 2006 yılında İsviçre’den ihraç edilen savaş malzemelerinin bağış yoluyla üçüncü ülkelere aktarılmasını da yasakladı.

2012 yılında ise başka bir kontrol mekanizması getirildi: Post Shipment Verification, yani ihracat sonrasında alıcı ülkede yapılan doğrulama ve denetimler.

Bu sistemle İsviçre makamları, ihraç edilen savaş malzemesinin gerçekten belgelerde belirtilen alıcıda bulunup bulunmadığını kontrol edebiliyor. Amaç, silahların üçüncü ülkelere aktarılmasını veya izin verilmeyen amaçlarla kullanılmasını önlemek.

Şimdi ise bu sistemin geleceği tartışılıyor.

Yeni yasa neyi değiştirecek?

Evelyne Schmid / Lozan Üniversitesi

İsviçre, savaş malzemesi ihracatına ilişkin mevzuatı değiştirmeyi planlıyor. Federal Konsey değişikliği destekliyor ve düzenleme 29 Kasım’da halkın oyuna sunulacak.

Hükümet ve düzenlemeyi destekleyenler, mevcut katı kurallar nedeniyle İsviçre savunma sanayisinin uluslararası rekabette zorlandığını ve ülkenin savunma sanayisinin korunması gerektiğini savunuyor.

Eleştirmenler ise asıl sorunun silahların İsviçre’den çıktıktan sonra nereye gittiğinin daha zor takip edilmesi olduğunu söylüyor.

Lozan Üniversitesi’nde uluslararası hukuk profesörü Evelyne Schmid, yeni düzenlemenin ihracat sonrası kontrol sisteminde önemli bir değişiklik yaratacağını savunuyor.

Schmid’in hukuki analizine göre, mevcut sistemde alıcı ülkeden alınan yeniden ihracat yasağı belgesi önemli bir güvence oluşturuyor. Yeni düzenlemede ise bu belgenin tüm ülkeler açısından zorunlu olması öngörülmüyor.

Federal Konsey teorik olarak yine böyle bir belge talep edebilecek. Ancak bunun yapılması, gelecekte dış politika, tarafsızlık veya güvenlik gerekçelerine bağlı olacak.

Schmid’e göre bu durum önemli bir belirsizlik yaratıyor. Çünkü böyle bir belge artık açık şekilde zorunlu olmazsa, hükümetin ihracatçı ülkeler veya savunma şirketleriyle yaşanabilecek diplomatik ve ekonomik baskılar nedeniyle bu şartı her durumda uygulamayabileceğini savunuyor.

Yerinde kontroller de tartışmanın merkezinde

Schmid’in en önemli eleştirilerinden biri de Post Shipment Verification sistemine ilişkin.

Profesöre göre yeni düzenleme yürürlüğe girerse, İsviçre’nin ihraç ettiği savaş malzemesinin alıcı ülkedeki durumunu kontrol etmek için yaptığı denetimler normal uygulama olmaktan çıkabilir.

Bu da İsviçre’nin bir ülkeye sattığı silahların daha sonra başka bir ülkeye aktarılıp aktarılmadığını takip etmesini zorlaştırabilir.

Schmid, böyle bir sistemin İsviçre savaş malzemesinin istenmeyen alıcılara ulaşması riskini artırabileceğini savunuyor. Bu kapsamda çatışma halindeki ülkeler, otoriter yönetimler ve silahlı örgütler gibi aktörlere dikkat çekiyor.

Profesöre göre mesele yalnızca Ortadoğu’daki ülkelerle sınırlı değil. Yeniden ihracat kontrollerinin zayıflaması, İsviçre’nin Avrupa ülkelerine yaptığı silah ihracatında da yeni riskler yaratabilir.

Schmid, uygulamanın zamanla “gözden uzaksa sorun yok” anlayışına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.

Sudan örneği de tartışmaya dahil edildi

Schmid, İsviçre dışındaki bir başka örneği de gösteriyor.

İngiltere’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ne modern savaş malzemesi verdiğini, BAE’nin ise bu silahları Sudan’daki Rapid Support Forces (RSF) adlı paramiliter gruba ulaştırdığını belirtiyor.

RSF, Sudan’daki savaş sırasında ağır insan hakları ihlalleri ve katliamlarla suçlanıyor. Schmid, özellikle Batı Sudan’daki El-Faşir kentinde binlerce kadın, erkek ve çocuğun öldürüldüğüne ilişkin olayları örnek gösteriyor.

Bu örnek, silahların ilk alıcısının kim olduğunun tek başına yeterli olmayabileceğini gösteren bir vaka olarak sunuluyor. Bir ülkeye yasal şekilde satılan savaş malzemesi, daha sonra farklı bir aktörün eline geçebiliyor.

İsviçre’nin silah ihracatı da artıyor

Tartışmanın bir diğer boyutu İsviçre’nin son yıllarda artan savaş malzemesi ihracatı.

İsviçre, 2025 yılında 948,2 milyon franklık savaş malzemesi ihraç etti. Bu rakam 2024’e göre yüzde 43’lük artış anlamına geliyor ve ülkenin şimdiye kadarki en yüksek ihracat seviyelerinden birine yaklaşıyor.

2021-2025 döneminde İsviçre, mühimmat ve küçük silahlar hesaba katılmadan yapılan küresel savaş malzemesi ihracatında 20. sırada yer aldı.

Schmid’e göre aynı dönemde dünya genelinde silahlı çatışmaların da artması, ihracat sonrası kontrollerin önemini daha da artırıyor.

Profesör, İsviçre’nin daha fazla savaş malzemesi ihraç ettiği ve dünyadaki çatışma sayısının arttığı bir ortamda, silahların ilk alıcıdan sonra nereye gittiğinin takip edilmemesinin öngörülemeyen sonuçlara yol açabileceğini savunuyor.

Bu nedenle 2021’de Suriye’de görüntülenen Ruag el bombalarının hikâyesinin yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay olmadığını, 29 Kasım’da oylanacak yeni savaş malzemesi yasasının nasıl uygulanacağına ilişkin güncel tartışmanın da önemli bir örneği olduğunu belirtiyor.

Güncel haberler