BERN – İsviçre’de şiddet içeren protestolara ve kamu düzenini ciddi şekilde bozan eylemlere yönelik daha sert önlemler gündemde. Federal Parlamento’nun sonbahar oturumunda, olaylara karışan kişilerin daha uzun süre gözaltında tutulmasından gösteri organizatörlerinin güvenlik masraflarına katılmasına kadar birçok düzenlemenin ele alınması bekleniyor.
Tartışmaların merkezinde, yaklaşık bir yıl önce Bern’de düzenlenen ve sonrasında şiddet olaylarının yaşandığı Filistin yanlısı izinsiz protesto bulunuyor.
Bern’deki protestoda 18 polis yaralanmıştı
Geçen yıl ekim ayında Bern’de düzenlenen protestoya binlerce kişi katılmıştı. İzin alınmadan gerçekleştirilen eylem sırasında bazı iş yerlerinin camları kırılmış, binalar sprey boyayla boyanmış ve bir restoranın dışındaki masalar ateşe verilmişti.
Polis, çıkan yangına müdahale etmek ve kalabalığı dağıtmak için tazyikli su kullanmıştı. Müdahale sırasında 18 polis memuru yaralanmıştı.
Olayın ardından İsviçre Güvenlik İttifakı tarafından Bern’de saldırıya uğrayan restoranda bir basın toplantısı düzenlenmiş, merkez sağ partilerden siyasetçiler şiddet içeren aşırılıkla mücadele ve iç güvenliğin güçlendirilmesi için daha sert önlemler çağrısında bulunmuştu.
O tarihten bu yana birçok siyasi öneri parlamentonun gündemine taşındı.
Şiddet olaylarına karışanlar 48 saat gözaltında tutulabilir
Federal düzeydeki en dikkat çekici önerilerden biri, şiddet olaylarına karışan kişilerin azami gözaltı süresinin 24 saatten 48 saate çıkarılması.
Öneri, FDP’li Kantonlar Meclisi üyesi Petra Gössi ile Ulusal Meclis üyesi Christian Wasserfallen tarafından sunuldu ve Ulusal Meclis’te kabul edildi. Ancak düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Kantonlar Meclisi’nin de onayı gerekiyor.
Destekleyenlere göre iki günlük süre, polise özellikle olaylarla bağlantılı dijital izleri toplamak ve değerlendirmek için daha fazla zaman sağlayacak. Ayrıca hafta sonundaki bir protestoda şiddet olaylarına karışan kişilerin hemen ardından işe veya üniversiteye dönmesinin önüne geçilmesi ve soruşturma makamlarının daha geniş hareket alanına sahip olması amaçlanıyor.
İstihbarata daha geniş yetkiler
Parlamentonun gündemindeki bir diğer düzenleme ise İsviçre Federal İstihbarat Servisi’nin yetkilerinin genişletilmesini öngörüyor.
Yeni düzenlemeyle, şiddet içeren aşırılıkçılık riski bulunan protestolar öncesinde istihbarat birimlerinin daha kapsamlı ve gizli bilgi toplamasının önü açılabilir.
Mahkeme izni alınması halinde özel alanlarda dinleme cihazları yerleştirilmesi veya telefon görüşmelerinin dinlenmesi gibi yöntemlerin de kullanılabilmesi öngörülüyor.
Ulusal Meclis, istihbarat mevzuatındaki değişiklikleri haziran ayında kabul etmişti. Düzenlemenin Kantonlar Meclisi’ndeki görüşmeleri sonbahar oturumunda yapılacak.
Gösteri organizatörlerine güvenlik faturası
Merkez partisinden Ulusal Meclis üyesi Sidney Kamerzin ile Kantonlar Meclisi üyesi Charles Juillard ise gösterilerin yol açtığı güvenlik ve müdahale masrafları konusunda ülke genelinde ortak bir düzenleme yapılmasını istiyor.
Öneriye göre, belirli koşullarda gösteriyi düzenleyenlerin polis ve güvenlik müdahalesinin masraflarının tamamını veya bir bölümünü karşılaması mümkün olacak.
Bu öneriler parlamentonun iki kanadında da ilk aşamada çoğunluk desteği aldı. Ancak düzenlemenin nasıl uygulanacağı ve hangi durumlarda organizatörlerin sorumlu tutulacağı konusunda tartışmalar devam ediyor.
Bern kantonunda federal müdahaleye itiraz
Bern’deki yerel siyasette de protestolar sonrasında çeşitli önlemler gündeme getirildi. Ancak kanton düzeyindeki bazı talepler federal düzeydeki öneriler kadar kolay ilerlemedi.
Polise daha fazla kaynak ayrılması ve protestolardan etkilenen esnaf için bir dayanışma fonu oluşturulması gibi öneriler Bern Kanton Meclisi’nde çoğunluk sağlayamadı.
Buna karşılık, yüksek risk taşıyan protestolar sırasında esnafı korumaya yönelik önleyici güvenlik tedbirlerinin araştırılması yönündeki öneri kabul edildi.
Federal düzeyde ise kantonların yetki alanına müdahale tartışması öne çıkıyor. Federal Konsey, polislik ve kamu düzeninin sağlanması konularının büyük ölçüde kantonların ve belediyelerin sorumluluğunda olduğunu belirterek federal düzeyde daha kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığını savunuyor.
Ulusal Meclis’in bu konudaki son kararı bekleniyor.
Havai fişek ve tehlikeli cisimlere daha ağır cezalar
Federal Parlamento’nun Güvenlik Politikası Komisyonu da yakın zamanda iki yeni girişim hazırladı.
Bunlardan biri, protestolarda tehlikeli cisimlerin ve piroteknik maddelerin kullanılmasına daha ağır cezalar getirilmesini öngörüyor. Teklifte bu tür eylemler için en az bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası gündeme getiriliyor.
İkinci girişim ise insanların fiziksel bütünlüğü açısından ciddi tehlike oluşturan veya büyük çaplı maddi zarara yol açan protestolara katılan kişilere daha ağır cezalar verilmesini amaçlıyor. Bu kapsamda en az altı aylık hapis cezası öngörülüyor.
Sol partiler orantılılık uyarısı yapıyor
İsviçre Sosyal Demokrat Partisi ve Genç Sosyalistler, Bern’de yaşanan şiddet olaylarını açıkça kınarken, buna rağmen daha sert cezaların önemli bir bölümüne karşı çıkıyor.
Sol partiler, yeni düzenlemelerin temel haklar ve orantılılık ilkesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Tartışmanın merkezinde, şiddet eylemlerine doğrudan katılan kişiler ile barışçıl şekilde protesto hakkını kullanan kişilerin birbirinden ayrılması bulunuyor.
Federal Parlamento’nun sonbahar oturumunda yapılacak görüşmeler, İsviçre’de protesto hakkı ile kamu güvenliği arasındaki dengenin nasıl kurulacağı konusunda önemli bir dönüm noktası olabilir.
